Dikkat! Az Miktarda Küfür İçerir: Kahve Ne Zaman Bulundu? İçinde Ne Kadar Kafein Var? Ben Neden Bu Kadar Çok Seviyorum Bu Kahveyi?!

Dikkat! Az Miktarda Küfür İçerir: Kahve Ne Zaman Bulundu? İçinde Ne Kadar Kafein Var? Ben Neden Bu Kadar Çok Seviyorum Bu Kahveyi?!
27/02/2015 kuklasureyya

Beni tanıyan herkes kahveyi ne kadar çok sevdiğimi bilir. Eğer kahve içmezsem gözlerim Japonlar’ın gözlerine döner, içince de böyle kocaman olur. Yani benim gözlerim normalde bu kadar büyük değil, kahve sayesinde bu haldeler!

kukla-sureyya-kahve-tarihi-nasil-bulundu-habesistan-kafeinBu fotoğraftaki arkadaşlar benim eski arkadaşlarım. Geçen yaz başında onlarla birlikte takıldığım bir gün bana kahve hazırlamışlardı. Bir yandan kahvemizi içerken bir yandan da sohbet etmiştik. Baktım kahve hakkında çok bilgililer, sordum da sordum!

Kahvenin tarihini sordum önce. Nerede bulunmuş, kim bulmuş, nasıl bulmuş? Aralarında tartışmaya başladılar. Biri Milattan Önce Etiyopya dedi, diğeri Milattan Sonra Habeşistan. Durun dedim, Etiyopya ve Habeşistan aynı yer, tartışmayın. Birkaç bin yıl için de sizi kırmam. Zamanı da önemli değil. Nasıl bulunmuş, bana onu anlatın!

Dediler ki, ilk kahveyi bir çoban bulmuş. Hikayeye göre bu çoban her gün keçilerini otlatmaya götürürmüş. Bir gün keçilerinde aşırı bir hareketlilik fark etmiş. Keçiler her zamankinden daha fazla hoplayıp zıplıyor, etrafta koşturuyorlarmış. Bunun üzerine çoban, keçilerini takip etmiş ve ne yediklerini araştırmış. Meğer kahve yaprağı yiyorlarmış! Böylece o keçiler sayesinde kahve bulunmuş.

Bu arada kahve kelimesi Arapça’dan geçmiş dilimize. Qahwah bölgesinin adından evrilip kahve olmuş. Günümüzdeki şekliyle kahve içme alışkanlığı da 14. yüzyılda oluşmuş.

Ama bir dönem Osmanlı’da yasaklanmış kahve. Fetva verilmiş:

“Kömür derecesinde kavrulmuş bu maddeyi içmek caiz değildir.” denmiş.

O dönemde, hikayeye göre, İranlı şair Hikmeti İstanbul’a gelmiş, bir kahvehaneye girmiş. Kahveci gelmiş, Hikmeti’nin önüne bir kahve koymuş.

Hikmeti kahveye bakmış, etmiş, sonunda cümleyi patlatmış: “Kahve-i ruy-i siyah, bunu içmez Hikmeti.”

Kahveci cevap vermiş: “Buna ehl-i irfan şerbeti derler, iç, anasını .
..tiğimin nikbeti!”

Üzgünüm, küfür etmek istemezdim ama bakın, sansür koydum. Hem ben demedim ki! Kahveci demiş. Ben sadece kahvemi içiyorum!

Off, galiba şu anda içtiğim kahve yüzünden oldu tüm bu sohbet. Sanırım kafein fazla geldi bana. Keşke Türk Kahvesi içseydim, boyu boyuma, kafeini bünyeme uyuyor onun. Ama ben filtre kahve içiyorum.

Düşünün, bir fincan Türk kahvesinde 60 mg kafein var ama benim sürekli içtiğim koca kupalardaki filtre kahvesinde 200 mg kafein var!

Bütün gün tavşanlar gibi zıplaya hoplaya sokaklarda dolaşmama şaşmamalı!

Comments (4)

  1. Hasret Gültekin 6 sene önce

    Değişik bir hikaye imiş bir tarih öğrencisi olarak böyle hikayelere merakliyim ama bunu ilk kez duydum 🙂

    • Author
      kuklasureyya 6 sene önce

      Ben de duyunca şaşırmuştım 🙂

  2. ismail kaya 6 sene önce

    sohbet çok akıcı gidiyordu keşke daha detaylı olsaydı okurken bizde kahvemizi yudumlasaydık 🙂

    • Author
      kuklasureyya 6 sene önce

      Dahası olsa yazardım da bende de bu kadardı 🙂 Bir dahaki sefere umarım 🙂

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*