Geleneksel Türk Mutfağı’nın En İyi Örneklerinden: Kadıköy Çiya Sofrası

Geleneksel Türk Mutfağı’nın En İyi Örneklerinden: Kadıköy Çiya Sofrası
09/03/2015 kuklasureyya

Geçen gün gene Musa Şef‘le takılıyoruz. Bir eğlendik, bir eğlendik. Şaka ya, takılmıyoruz tabi ki. Çiya’da yemek yerken bir de baktım o da bir masaya oturmuş, arkadaşlarıyla sohbet ediyor.

Başına dikildim, sağolsun hayır demedi, fotoğraf çektirdik beraber. Sonra da sohbet ettik. Ben bu adama bayılıyorum! Hem çok güzel yemekler yapıyor hem de çok güler yüzlü ve mütevazi. Sanki o değil de ben şefmişim gibi ilgili ve kibar.kukla-sureyya-kadikoy-ciya-sofrasi-musa-dagdeviren

Bu arada yazıya biraz hızlı girdim. Benim şu anda bulunduğum Çiya Sofrası, Kadıköy’de aynı sokakta bulunan üç Çiya’dan en büyük olanı. Musa Dağdeviren de bu Çiyalar’ın hem sahibi hem de şefi.

Çiya’da çok zengin ve lezzetli bir menü var. Kebaplar, salatalar, mezeler, tatlılar ve her gün değişen yöresel yemekler. Tam 2000 çeşit yemek! Say deseniz sayamam. Zaten çoğunun adı da bir değişik. Keledoş, şiveydiz, söğürme, tıkliye, kerebiç; Güneydoğu ve Akdeniz, biraz Ege, biraz Karadeniz mutfağından çeşit çeşit yemek. Tabi sadece bunlar değil, adını bildiğimiz şeyler de var: Mumbar, dolma, humus, zahter salatası, firik pilavı, küşneme, kuru sebze dolması, enginar dolması, perde pilavı, analı kızlı, içli köfte, ceviz tatlısı… Ayy, yazarken acıktım!

Neyse, Musa Şef Antep doğumlu. Beş yaşından beri de yemekle iç içe. Kadıköy’deki ilk dükkanını 1987 yılında açmış. Ufacık bir yermiş, sadece kebap ve lahmacun yapıyorlarmış o zamanlar. Sonra 1998 yılında Çiya Sofrası’nı açmış. Açış o açış, öyle çok tutmuş ki, ardından aynı sokağa iki dükkan daha açmış. Hatta ben açıldığı ilk zamanı çok iyi hatırlıyorum. Eskiden onun yerinde Lavinya diye bir pizzacı vardı, okul çıkışları gelip pizza yerdim. Bir gün o kapanmış ve yerine Çiya açılmıştı. Bilmiyordum Çiya’yı, çok üzülmüştüm pizzacı gitti diye. Ama ilk yemek yiyişimde üzüntüm yerine sevince bırakmıştı. Ondan sonra da her fırsatta gelmeye devam ettim.

Şu anda bu sokaktaki üç Çiya’da toplam 70 kişi çalışıyor. Ama Musa Şef “Ohh, onlar çalışsın ben yatayım.” demiyor. Her gün gelip mutfağı ve menüleri kontrol edip planlıyor. Üstelik kendi ürünlerini tarlasında kendi ekiyor.

Ayrıca Yemek ve Lezzet isimli bir dergi çıkarıyor. Yetmezmiş gibi bir de Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesinde, tarla ekiminden yemek yapmaya her şeyi öğreteceği bir Akademi açmaya hazırlanıyor.

Açsın o akademiyi de böyle lezzetli yemekler yapan şefler artsın. Çünkü benim halim belli, evden çok burada yiyorum. Söylemesi ayıp, birazcık tembelim de ben. Ekmek elden, su gölden, yemek Çiya’dan!

Comment (1)

Pingbacks

  1. […] Yazının devamı için tıklayınız… […]

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*