Hakkımızda

Kukla Süreyya, hayatı hiç yolunda gitmezken başladı yolcuğuna. Hiç aklında yokken, beliriverdi sosyal medyada. Bunu yaparken özel bir amacı yoktu. Tek istediği kafasını dağıtmak, acılarını hafifletmekti.

Ve işe yaradı. Sosyal medyada binlerce kişiyle bağ kurdu. Bu kadarını kendisi de beklemiyordu. Ama o kadar iyi geldi ki ona, “Yeni ailem” dedi sosyal medyaya.

O günden sonra ne zaman mutlu olsa, ne zaman acı çekse, ne zaman gezse, sosyal medyadaki ailesiyle paylaştı. Sosyal medyaya “yalan” diyenlere karşı çıktı. Yaşadıklarını ve Kadıköyünü anlattı. Kadıköy’ün sokaklarını, kafelerini, tarihini, insanlarını, kedilerini. duvar resimlerini… Kadıköy’de dair her şeyi. Sonra başka semtlere, başka şehirlere, başka ülkelere açıldı. “Bir kuklanın sıradan yaşamı” mottosuyla hep gezdi, hep yazdı.

Biraz kendinden kaçmak için gezdi. Biraz kendini bulmak için yazdı. Ve hayat bu ya, bir süre önce canı gibi sevdiği hayat arkadaşıyla Prag’a taşındı.

Kimseyi tanımadığı bu masal şehrinin sokaklarını gezerken kendisini hiç yalnız hissetmedi. Çünkü yanında kocaman, sanal bir ailesi vardı.

Ve yollarda gezerken, hep hayal etti, hep hatırladı. Daha çok hatırlamak ve hayal etmek için de kendi markasını yarattı.

***

İç dünyası zengin, okuyan, yazan, düşünen, gezen ve hayal eden insanlara hitap edecek ürünler yaratmak için yola çıkan Kukla Süreyya. ilk defter koleksiyonunda, bir süredir uzak olduğu ve hiç unutulmayan eski sevgiliye benzettiği “İstanbul”dan esinlendi.

Şu anda yeni bir koleksiyon üzerinde çalışan Kukla Süreyya, bir yandan da sitesinde konuk yazarlarla birlikte şehir tarihi, seyahat, mekanlar, kültür sanat ve hayat hakkında yazıyor.

***

Bu arada çok önemli de bir not: İstanbul defterlerinin eşsiz illüstrasyonları Berk Öztürk tarafından çizildi. Kendisinin diğer çalışmalarını görmek isterseniz, aşağıdaki linke bakabilirsiniz:

Instagram – Berk Öztürk