Kadıköy Yeldeğirmeni’ndeki Yeni Kafelerden: Cafe MU

Kadıköy Yeldeğirmeni’ndeki Yeni Kafelerden: Cafe MU
12/02/2015 kuklasureyya

Gün gün şenleşen Yeldeğirmeni’nde sayamadığım kadar kafe açıldı. Tamam, yalan söyledim, istersem sayabilirim ama uğraşmadım. Şimdi kim sokak sokak gezip sayacak ki? Nasılsa yakında hepsini sırayla ziyaret ederim.

Ama tabi sayı bir anda artınca ben hangi birine gideceğimi şaşırdım. Sonunda gözüme en güzel görünenlerinden birine, Cafe MU’ya geldim.kukla-sureyya-kadikoy-yeldegirmeni-vegan-cafe-mu-kahve

Cam kenarındaki en güzel masaya oturdum. Heyecanla bir kahve söyledim ve ta taaa! Elektrikler kesildi. Ben de çaresiz hazırda olan çaydan sipariş verdim. Eh, kahvesini içmeden de bir kahveciyi yazamam ki, çayımı içip çıktım gittim.

Sonra aradan günler geçti, bir arkadaşımla Yeldeğirmeni’nde dolaşırken MU’yu gördüm, nasıl da unutmuşum tekrar gelmeyi, hooop girdim içeri. Gene aynı masaya oturdum. Oh, dedim, elektrikler var, kahvemi söyleyeyim, bir yandan da sorularımı sorarım.

Kahvemi söyledim, geldi masaya. Telefonumu aldım elime, sağa baktım, sola baktım, nereyi çekeyim ki diye düşünürken ta taaaa! Telefonum bozuldu. Ama baya baya bozuldu, kapandı, açılmadı. Ben de arkadaşımın telefonunu aldım, pes etmedim yani, çektim fotoğraflarımı. Sonra da tezgahın arkasında duran, kafenin sahibi olduğunu tahmin ettiğim adama yanaştım. “Selam, naber?” diye sordum. “İyi” dedi, “Senden naber?” “İyi valla, kafenizin peşindeyim kaç zamandır, nedir sizin olayınız, kimsiniz, ne zaman açtınız, ne yapıyorsunuz?”

Direnmeden sorularıma cevap verdi. Adı Osman’mış. Tezgahın arkasında duran ve keklerle uğraşan kadının adı da Güleycan’mış. İkisi birlikte, 3 ay önce açmışlar burayı.

Kahvelerini bir arkadaşlarından, kavrulmuş olarak alıp dükkanda öğütüyorlarmış. Kahve ve çay çeşitleri dışında da kiş, croissant, balkabaklı cheesecake, mercimekli börek, damla sakızlı kek, rulo muzlu pasta gibi çeşit çeşit yiyecekleri varmış. Hatta varmış yerine var diyeyim, çünkü hepsi tezgahtaydı, çok lezzetli ve iştah açıcı görünüyorlardı.

Kafenin adının neden “MU” olduğuna gelince, Yunanca “benim” anlamına gelen “mou” kelimesinden esinlenmişler, kulaklarına hoş gelmiş, onun dışında özel bir sebebi yokmuş.

Eh, sorularımın cevabını almanın rahatlığıyla masama döndüm, kahvemi içtim. Ama kahve bana biraz, hatta baya sert geldi. O yüzden muhtemelen bir dahaki sefere kahve yerine çay içerim. Ama siz sert/acı kahve seviyorsanız sorun olmayacaktır.

Ve mekanla ilgili birkaç not daha:

-Tatlı ve tuzlu yiyecekler arasında veganlara uygun çeşitler var.

-Kahveye soya sütü ilavesi, normal süt ilavesinden pahalı. Bu sebeple soya sütünden yapılan lattesi, Kadıköy’deki en pahalı latte.

-Yabancı turistler baya tercih ediyorlar burayı.

-Benim gibi bilgisayar başında çalışanlar için çok uygun bir yer.

Yani sonuç olarak, kahvesinin acılığına rağmen sevdim ben burayı. Hem dekoru, hem rahatlığı, hem de yiyecek çeşitlerinin bolluğu nedeniyle yolum Yeldeğirmeni’ne her düştüğünde uğrayacağım. Siz de gelmek isterseniz, sabah 9 ile akşam 11 saatleri arasında açık burası.

Bu arada ben bu yazıyı şu anda evden yazıyorum. Arkadaş o gün bana çektiğim fotoğrafları ve yazdığım notları göndermişti ama ben unutmuşum. Şimdi maillerime bakarken gördüm. Neden böyle unutkanım ki ben, havalardan mı? B vitaminim falan mı düşük yoksa?!

Adres: Rasimpaşa Mahallesi, Karakolhane Caddesi, No:46A Yeldeğirmeni, Kadıköy/İstanbul

Comments (2)

  1. Ender Özdilek 6 sene önce

    Selam,
    Yeldeğirmeni’nde neler değişti?

Pingbacks

  1. […] en işlek caddesi olan Karakolhane Caddesi üzerinde bulunan ve caddenin en popüler kafesi olan Cafe Mu’nun atmosferi ve dekoru oldukça güzel. Arkadaşlarınızla sohbet edip yoldan gelip geçenleri […]

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*