Kadıköy’de Bir Krep Kafe: OD46

Kadıköy’de Bir Krep Kafe: OD46
09/02/2015 kuklasureyya

kukla-sureyya-kadikoy-krep-kafe-od46-1 Mekan sahibinin böylesi güzel!

Ben krep çok severim ama sütle aram (daha doğrusu bağırsaklarımın arası) pek iyi olmadığı için fazla yiyemem. Geçen gün Kadıköy’de yürürken OD46 diye bir yer gördüm, krep yapıyorlarmış, canım çok krep çekti, içeri girdim, olur ya dedim, belki bana dokunmayan sütlerden (laktozsuz, soya vs.) vardır. Tezgahın arkasında duran genç kadına sordum heyecanla ama sadece normal sütleri varmış. Ama ben daha “Tüh” bile diyemeden “Ben size istediğiniz sütle krep yapayım bir dahaki sefere, alıp koyacağım kenara, istediğiniz zaman gelin.” dedi. Adını sordum, Pelin’miş. “Tamam Pelin, unutma sözünü, gene geleceğim.” dedim ve çıktım.

Aradan birkaç gün geçti ve biraz önce de tekrar geldim OD46’ya. Pelin’e gülümsedim. O da bana gülümsedi ve “Aldım sütünü.” dedi. “Ollleeey!” diyerek camın önündeki kırmızı küçük masaya oturdum.

Aslında bir krep yesem yeterdi ama hem tuzlu hem de tatlı denemek istediğim için önden ıspanaklı-lor peynirli, arkasından da Nutellalı-meyveli krep söyledim. Evet, biraz abarttım, biliyorum ama ne yapayım. Çok aç girmiştim içeri.

Her iki krebe de bayıldım! Gerçekten çok güzel yapmış, neredeyse tüylü parmaklarımı yiyordum kreplerle birlikte.

Eh, karnım doyduktan sonra da Pelin’e baktım, “Birkaç sorum var, biraz konuşalım mı?” dedim. Pelin çok tatlı, hemen birer çay aldı, geldi yanıma oturdu. Anlattı da anlattı. Öyle de güleryüzlü ve hoşsohbet ki, çok keyifliydi hikayesini dinlemek.

Pelin ve ablası Tijin burayı 3 hafta önce açmışlar. Gündüzleri Pelin, akşamları hem Pelin hem de Tijin oluyorlarmış dükkanda. (Ama sanmayın ki Tijin geri planda, aksine, menüleri o oluşturmuş.)

Pelin ve Tijin aslen İskenderunlularmış. Sonra bir süre Ankara’da yaşamışlar, 9-10 yıl önce de İstanbul’a taşınmışlar. Uzun süre Beşiktaş’ta oturduktan sonra da benim güzel evime, Kadıköy’e yerleşmişler.

Pelin uzun yıllar kurumsal hayattaymış. Sonra bir gün işten ayrılmış. Ama içinden bir daha şirketlerde çalışmak gelmemiş. Hani klasiktir ya, onun da kafasında hep “başka bir şey yapalım, bir yer açalım, bir çaycı açalım” diye düşünceler varmış.

Sonra hayat oradan girmiş, buradan çıkmış ve bu küçük kiralık dükkanı karşılarına çıkarmış. Bu arada bilenler vardır belki ama bu dükkan eskiden bir kasaptı. Ama hiç “Vah vah, küçük esnaf tutunamıyor, gitti canım kasap dükkanı, yerine kafe geldi” diye düşünmeyin çünkü dükkanı işleten kişi zaten buranın sahibiymiş, artık yorulmuş, emekli olmuş ve dükkanını da kiraya vermiş.

Pelin’le Tijin de dükkanın eski dokusunu fazla bozmadan, bazı fayansları ve çinileri olduğu gibi bırakarak dekore ettirmişler burayı. Dekore ettirirken de geri dönüşümlü malzemeler, ahşaplar kullanmışlar çoğunlukla. O yüzden çok hoş, doğal ve sıcak bir ortam oluşmuş.

kuka-sureyya-kadikoy-krep-kafe-od46Duvardaki bu Frida resmini de, Frida’nın duruşunu ve karakterini çok sevdikleri için kendileri seçmişler ve bir ressam da (Sinem Yıldırım) duvara çizmiş.

Bu arada, ben krep yedim ama ille de krep yemek zorunda değilsiniz. Sadece çay, kahve içmek için gelebilirsiniz buraya. Çünkü burası sadece krepçi değil, aynı zamanda da bir kafe. Bir de ek olarak sosisli sandviçleri var.

Ve mekanla ilgili ilginç birkaç not:

-Pelin son derece güleryüzlü ve iyi niyetli biri. Ben içerde otururken iki yaşlı teyze dinlenmek için dükkanın önündeki masalara oturdular. Pelin de onlara hemen çay ikram etmeye çalıştı.

-Tezgahın üzerinde bir tartı var. O tartı kasaptan kalmaymış. Ayrıca bir de kedi biblosu var ki onu da “Bana uğur getirmişti, size de getirsin” diyerek kasap bırakmış kendilerine.

-Pelin’le Tijin’in çocukken İskenderun’da büyüdükleri ev Demir-Çelik Fabrikası lojmanlarına aitmiş ve kapı numaraları da OD46 imiş. Yani “Orta Daire 46 Numara”.  O yüzden buranın adını OD46 koymuşlar.

-Her sabah saat 9’da açılıyor burası. Akşamları da 10’a kadar devam ediyor servis. Hatta perşembe, cuma, cumartesi geceleri 12’ye kadar uzuyor.

-Ve önemli bir bilgi: İçeride tuvalet yok. Ama o kadar kusur kadı kızında da olur. Yani siz gelmeden önce tuvalete gitmeyi unutmayın.

Sonuç olarak ben burayı gerçekten çok sevdim. Hem sahiplerinin güleryüzü, hem sıcacık ortam hem de lezzetli krepler için geleceğim buraya sık sık. Aç olmadığım zamanlarda da çay-kahve içerek bir şeyler okumak için gelirim. Belki biraz da yazı yazarım oturmuşken. İleride de anlatırım, ”Romanımı OD46’da yazdım” derim. Olmaz mı ki?

Adres: Caferağa Mahallesi, Moda Caddesi, Kağnı Sokak, No 1/A, Kadıköy, İstanbul

Comments (4)

  1. Ender Özdilek 6 sene önce

    Son zamanlardaki en orjnal ve güzel yer !

    • Author
      kuklasureyya 6 sene önce

      Bence de! 🙂

  2. papatya prenses 6 sene önce

    İnt.da da yazmıştım ya tekrar edeyim 🙂 lezzet ambiyans tabii ki önemli ama böyle ilgili ve güler yüzlü işletme sahipleri olması çok güzel.
    Bol satışları olsun inş. 🙂

    • Author
      kuklasureyya 6 sene önce

      Kesinlikle öyle! Benim de en çok hoşuma giden o oldu zaten. Başka bir seferde de dükkanın kapısının önünde rahatsızlanmış bir adam vardı, Pelin koşup adama yardım etti. Benim bunu gördüğümden de haberi yok, uzaktan gördüm 🙂

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*