Kız Kulesi ve Kaslı Adam: Kız Kulesi’nin Tarihi, Efsaneleri

Kız Kulesi ve Kaslı Adam: Kız Kulesi’nin Tarihi, Efsaneleri
04/04/2015 kuklasureyya

İstanbul’da olmanın en güzel yanı bu sanırım. Canınız sıkılırsa binin vapura ya da motora, bir çay söyleyin kendinize, sonra da etrafı seyredin.

Şu anda Kız Kulesi‘nin önünden geçiyorum. Bence bazı yapılar var, içinde olmaktansa dışında durup bakmak daha keyifli. Kız Kulesi gibi, Galata Kulesi gibi.kukla-sureyya-uskudar-salacak-kiz-kulesi-tarihi-efsanesi

Bu kule denizin üzerinde, Üsküdar Salacak’ın 150-200 metre açığında. Hakkındaki bilgiler muğlak baya. Ama en kesin olanı M.Ö. 341 yılında yapıldığı.

Biz şimdi Kız Kulesi diyoruz ama eskiden ismi farklıymış. Ara ara Damalis, Arcla ve Leandros demişler farklı dönemlerde.

Damalis, o dönemin Atina Kralı’nın karısının adıymış. Karısı ölünce kral bu kuleye karısının adını vermiş. Ben buna kısaca “romantik serseri” diyorum.

Arcla ise Bizans zamanındaki adıymış ve “küçük kale” anlamına geliyormuş. Buna da “düz adam mantığı” diyorum.

Leandros ise o ünlü efsane. Hadi anlatayım onu da:

Leandros adlı genç adam, Hero adlı bir rahibeye aşık olmuş. Hero, Kız Kulesi’nde yaşıyormuş ve aşk ona yasakmış. Ama aşık olmuşlar bir kere. Her şeye rağmen görüşmeye başlamışlar. Leandros, her gece Hero’yu görmek için yüzerek kuleye gitmeye başlamış. Hero da Leandros’un kuleyi bulabilmesi için her gece ateş yakmış.

Gecelerce bu şekilde buluşmuşlar. Ama fırtınalı bir gecede Hero’nun yaktığı ateş sözmüş. Ve Leandros Boğaz’ın serin sularında yolunu kaybetmiş. Sonra da ölmüş. Bunu duyan Hero da acıya dayanamamış ve intihar etmiş.

Bu son hikayeye de, her gece o kadar mesafeyi yüzerek gidebildiği ve karanlıkta kaldığı ilk gecede öldüğü için ”kaslı ve şanssız adamın hikayesi” diyorum ben.

Eh, işte onca şey olmuş geçmiş bin yıllar içinde. Bana da vapurla, motorla geçerken kuleyi izlemek düşmüş. Belki arada sırada da kuleye çıkıp yemek yemek. Şu anda özel bir şirket tarafından restoran olarak işletiliyor kule. İsterseniz motor seferleriyle restorana gidebilirsiniz. Hatta bir kez bile olsa gidin bakın derim. Deniz ortasından İstanbul’u seyretmenin keyfi bir başka oluyor çünkü.

Comments (2)

  1. Zeynep Ece banzaroğlu 5 sene önce

    benim geçen seneki doğum günümü orada yapmışlardı 🙂

Pingbacks

  1. […] Yazının devamı için tıklayınız… […]

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*