Olsun Mu Olmasın Mı? Dünya Kadınlar Günü: Tarihi, Anlamı ve Acısı

Olsun Mu Olmasın Mı? Dünya Kadınlar Günü: Tarihi, Anlamı ve Acısı
08/03/2015 kuklasureyya

Bugün “Dünya Kadınlar Günü” ve herkes birbirini kutluyor, kadına şiddete hayır diyor.

Ben de diyorum tabi ki. Hepimizin, tüm kadınların günü kutlu olsun. Hatta benim gibi kadın kuklaların da günü kutlu olsun. Sanmayın ki kuklayım diye hiç şiddet görmedim… Ama konumuz bu değil. Buna sonra, çok sonra geri gelirim… Önce Kadınlar Günü neymiş, ona bakalım.

Günümüzden 150-200 yıl önce, Amerika’nın New York şehrinde bir tekstil fabrikası varmış. Bir gün, 1857 yılının 8 Mart’ında, bu fabrikadaki işçiler greve başlamış.

Grev devam edince polis gelmiş ve işçilere saldırmış. İşçiler de fabrikaya kaçmış. Sonra fabrikada yangın çıkmış. İşçiler içeriden kaçmaya çalışmışlar ama kaçamamışlar, barikatları geçememişler. Ve 129 kadın işçi hayatını kaybetmiş fabrikadaki yangında.

Olay çok ses getirmiş. İşçilerin cenazelerine binlerce insan katılmış ve yıllar sonra, 1910 yılında Danimarka’da düzenlenen bir kadınlar toplantısında, Amerika’da yaşanan bu hazin olay anılmış, ardından da “Dünya Kadınlar Günü” diye bir gün olmasına karar verilmiş.

Verilmiş verilmesine ama tam günü seçilmemiş bu günün. 8 Mart tarihinine karar verilmesi 1921 yılında olmuş. Günün adı da “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olmuş.

Ama dünya geneline yayılması 1960’lı yılları bulmuş. 1960’larda Amerika bu günü kutlayınca dünyaya yayılmış.

1977 yılında Birleşmiş Milletler de kabul etmiş bu günü. Ama bu sefer de “Emekçi Kadınlar” günü değil, “Kadınlar Günü” olmuş tekrar. Ve Amerika’daki o fabrika yangınından da bahsedilmemiş.

Türkiye’de ise bu gün benzer şekilde gelgitler yaşamış.

Önce 1921 yılında kutlanmış. 1975-1980 yılları arasında yoğun olarak kutlanmış. 1980-84 yılları arasında kutlamalar durmuş. Sonra yeniden başlamış ve günümüzde de devam ediyor hala.

Peki biz şu andanasıl kutluyoruz bu günü? Kadınlara çiçek alıyoruz, çikolata veriyoruz ve şiddeti kınıyoruz. Ne tatlı, ne hoş. Ama keşke kınamak zorunda olduğumuz bir şiddet olmasa da bu günü kutlamasak.

Onca cinayet, tecavüz, şiddet olayları yüzünden, bugün hepimiz doluyuz. Evet, doğru, “Kadına Şiddete Hayır” ama sadece kadına değil, “Herkese, Her Şeye Şiddete Hayır”.

Şiddet hayatımızdan çıkarsa, ne kadına, ne çocuğa, ne ülkelere, ne hayvanlara, ne trafikte yanımızdan bizi sıkıştırarak geçen arabalara, ne bize küfredenlere, hiç kimseye uygulanmazsa, kadına da uygulanmaz zaten.

kukla-sureyya-dunya-kadinlar-gunu-tarihi-sigismund-scholomo-freudBiliyorum, pek kolay bunu söylemek. İnsan tarihinin her köşesi şiddet. Ama keşke herkes karısına, kocasına, çocuğuna, arkadaşına, komşusuna, yolda gördüklerine sevgiyle yaklaşsa. Ama hepsinden önce kendisine sevgiyle yaklaşsa.

Kendisini sevmeyen, kendisine hoşgörü gösteremeyen, geçmişiyle, anılarıyla barışamayan insan zaten yaralıdır. Ve yaralı insan da, yaralı hayvanlar gibi saldırır.

O yüzden tüm kadınların “Dünya Kadınlar Günü”nü kutladıktan sonra, “Keşke böyle günleri kutlamaya ihtiyacımız olmasa.” diyorum. Sonra hepimize hem beden, hem de akıl sağlığı diliyorum. Sağlık varsa şiddet yok çünkü…

Comments (0)

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*